Dijitalleşmenin hayatımıza girmesiyle birlikte süreçlerimizin hızlanması kadar en büyük beklentimizin başında ne geliyor? Şeffaflık… Veriye dayalı bir ekonominin daha öngörülebilir ve yönetilebilir olduğu kanaatini taşıyor değil mi?
Fakat bir yere insan faktörü gelince, bu kadar net bir verinin bile yan yollarla sıkıntıya neden olduğunu görüyoruz. Bilhassa dijital reklam harcamalarında ortaya çıkan bir tespit, işi yeniden yorumlamamız gerektirdiğini de bize gösteriyor.
Geleneksel reklam mecralarına karşı dijital reklamın en büyük argümanı ne idi? Bunun verilere dayalı olduğu ve ölçülebilirlikle güven verdiği. Öyle mi? Elbette mukayese ettiğinizde durum bu.
Fakat görüyoruz ki devreye insanın para hırsı girince, yine daha farklı denetim mekanizmaları üzerinde çalışmak gerekiyor. Küresel ölçekte yayınlanan yeni bir raporun bize sunduğu saptamalar ürkütücü.
Raporun sonuçlarına göre sahte tıklamalar ve bot trafiğiyle reklamların yüzde 8,5’i geçersiz hale geliyor. Bunun da rakamsal karşılığının dünya genelinde 63 milyar dolar olduğuna dikkat çekiliyor.
Bu kadar veri odaklı bir tabanda, ortaya konulan rakam da oran da çok yüksek. Çözümü var mı? En azından çözüm önerisi var. Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan bilinçli ölçümleme, şeffaf raporlama ve ile seviye analiz araçlarına yatırımla bunun aşılabileceğini söylüyor.
Henüz işin başındayken bu hamleleri yapmalı ve burada oluşan güveni kalıcı kılmalıyız. Fakat sadece bu durum ve raporlamanın ortaya koyduğu sonuçlar bile bize şunu gösteriyor: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, şeffaflık sunan veri tabanı ne oranda yönetilirse yönetilsin, işin içine insan giriyorsa, her gelişmenin sağlamasını ve denetimini de düşünmek zorundayız.
(Yazıyla ilgili görüş ve düşüncelerinizi [email protected] adresine göndererek yazarımızla paylaşabilirsiniz.)
