Dijitalleşen ekonominin, yapay zekânın da devreye girmesiyle birlikte tartışma noktalarının başında telif meselesi geliyor. Bilhassa ABD’de yazarlar öncülüğünde başlayan bu süreç, halen nasıl sonuçlanacak belli değil.
Yapay zekâ aşamasına kadar büyük ölçüde mesele takip edilebiliyordu. Hatta kullanıcıların, bilhassa müzik konusunda ‘telif yeme’ kavramı üzerinden meseleye hakim oldukları bir noktaya gelmiştik.
Fakat yapay zekâ ile birlikte yeni bir faza geçildi. Bilgilerin, yazımların ya da oluşturulan eserlerin hangi kaynaklardan alındığı, veri temelli karmaşık olduğu için intihal, taklit ya da telif ihlali meselesi karmaşıktı.
Bu nedenle de önümüzdeki süreçte yeni tartışmaların alevlenerek hayatımızda olacağını şimdiden söylemek mümkün. Şimdi bizde de dijital telif ile ilgili yeni bir yasa çalışması gündeme geldi.
Öncelikle sadece dijital telif kavramının bile ekonomiye sirayet etmesi önemli bir faz değişikliğidir. Fikri Mülkiyet Kanunu ile nasıl ilintilendirilecek onu zaman içinde göreceğiz. Ama şu an sadece bir teklif ve yerinde bir hamle.
Fakat içeriğiyle ilgili bir bakış açısının tekrar masaya yatırılması lazım. Çünkü konu sadece reklam gelirleri ile ilgili meseleye odaklanmış. Reklam gelirlerinin adil pay edilmesi şüphesiz önemli bir konu.
Ama ortadaki asıl meselenin fikri mülkiyet hakkı olduğunu unutmamalı, işin gelir paylaşımı ile ilgili düzenlemeyi sonradan da ele alacağımızı bilmeli, işin etik ve ilkesini tartışmalıyız. Yoksa sadece para odaklı bir mesele olarak kalır.
(Yazıyla ilgili görüş ve düşüncelerinizi [email protected] adresine göndererek yazarımızla paylaşabilirsiniz.)
